Türkiye’nin en uzun ikinci nehri olan Sakarya Nehri’nin Karadeniz ile buluştuğu nokta, yıllardır süregelen bir çevre felaketinin eşiğinde. Sakarya’nın Karasu ilçesi sınırları içindeki nehir ağzının neredeyse tamamen kapanması, sadece yöresel balıkçılığı bitirme noktasına getirmekle kalmıyor, aynı zamanda nehrin zengin ekosistemini de tehdit ediyor. Balıkçılar, geçmişin bol avlarla dolu günlerini özleyerek, ilgili kurumları acil müdahaleye çağırıyor.
Ekolojik Alarm: Nehir Ağzı Tıkandı, Balık Göçü Durdu
Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü nokta, doğal kum birikintileri ve yetersiz müdahale nedeniyle daracık bir geçide dönüşmüş durumda. Geçmişte balıkların Karadeniz’den nehre rahatça giriş yapabildiği geniş ağız, bugün sadece 10-15 metrelik sığ bir açıklıkla denizle buluşuyor. Bu durum, özellikle balıkların üreme dönemi için hayati önem taşıyan göç yollarını kapatıyor.
Denizden nehre giremeyen balık türleri arasında başta sazan, yayın ve turna gibi tatlı su balıkları olmak üzere, levrek ve lüfer gibi kıyı balıkları da ciddi oranda etkileniyor. Nehir ekosisteminin doğal döngüsü bozulurken, balık popülasyonları hızla azalıyor ve bu da bölgedeki biyolojik çeşitlilik için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Yüzyıllık Meslek Bitme Noktasında: Balıkçıların Çığlığı
Karasu’da nesillerdir “olta balıkçılığı” yaparak geçimini sağlayan yüzlerce aile, Sakarya Nehri ağzındaki bu dramatik değişimden doğrudan etkileniyor. Geçmişte nehir ağzının açık olduğu dönemlerde 5-10 kilogramlık dev sazanların avlandığı günler artık geride kaldı. Balıkçıların oltaları boş kalıyor, tezgâhlar şenlenmiyor ve bölge ekonomisinin önemli bir parçası olan balıkçılık kültürü kaybolma riskiyle karşı karşıya.
Bölge balıkçıları, bu durumun sadece bir geçim sıkıntısı olmadığını, aynı zamanda bir yaşam tarzının ve kültürel mirasın yok olması anlamına geldiğini vurguluyor. Balıkçılar, “Eskiden buralarda balığa doyulmazdı, şimdi avlayacak bir tek balık bile bulmakta zorlanıyoruz. Bu sadece bizim değil, gelecek nesillerin de hakkı olan bir doğal zenginliğin kaybıdır” sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor.
Acil Çağrı: DSİ ve Tarım Bakanlığı Harekete Geçmeli
Bölge halkı ve balıkçılar, Sakarya Nehri ağzındaki bu ekolojik ve ekonomik felaketin önüne geçmek için ilgili kurumlara defalarca çağrıda bulundu. Özellikle Devlet Su İşleri (DSİ) ve Tarım ve Orman Bakanlığı‘ndan acil müdahale bekleniyor.
Yapılması gereken en temel işlem, nehir ağzında biriken kum ve sedimentlerin taranarak, su akışının ve balık göçünün önündeki engellerin kaldırılması. Balıkçılar, nehir ağzının eski genişliğine kavuşturulmasının, bölge balıkçılığını canlandırmakla kalmayıp, Sakarya Nehri’nin Karadeniz ekosistemiyle olan bağlantısını da güçlendireceğini belirtiyor. Uzmanlar da, kalıcı bir çözüm için periyodik tarama ve nehir yatağı düzenlemelerinin şart olduğunu ifade ediyor.
Sakarya Nehri’nin can damarı niteliğindeki bu noktanın kaderi, alınacak acil önlemlere bağlı. Aksi takdirde, Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri olan Sakarya Nehri’nin balık popülasyonları telafisi mümkün olmayan zararlar görebilir.